Gezi Yazısı

Gezi Yazısı

Gezi yazısı türü nedir? İlk seyahatname nedir? Gezi yazısı türünün genel özellikleri nelerdir?

​Bir yazarın gezip gördüğü yerlerin doğal güzelliklerini, insanların yaşam biçimlerini, gelenek ve göreneklerini, tarihi ve mimari özelliklerini kendi gözlem ve yorumlarıyla anlattığı öğretici metin türüdür. Eskiden bu türe Seyahatname, yazarına ise Seyyah denirdi.

  • Gözlem gücü türün en temel yapı taşıdır.
  • Betimleyici, açıklayıcı ve öyküleyici anlatım teknikleri bir arada kullanılır.
  • ​Dil ağırlıklı olarak göndergesel ve heyecana bağlı işlevlerde kullanılır.
  • Anlatım, gezi sırasına göre kronolojik bir plan dahilinde şekillenir.
  • Nesnel veriler ile yazarın kişisel izlenimleri (öznellik) iç içedir.
  • Yazıldığı dönemin toplumsal ve kültürel yapısını aktardığı için belge niteliği taşır.
  • Sade, akıcı, merak uyandırıcı ve içten bir üslup benimsenir.
  • Okuyucuyu bilgilendirme ve gezilen yeri tanıtma amacı güdülür.
  • Anlatım genellikle birinci tekil şahıs (yazarın ağzından) yapılır.
  • Tarih, coğrafya, edebiyat ve sosyoloji gibi farklı disiplinlere kaynaklık eder.

Türk Edebiyatında Gezi Yazısının Tarihi Seyri

Türk edebiyatında gezi yazısı geleneği çok eskiye dayanır ancak Batılı anlamdaki ilk örnekler Tanzimat ile başlar.

​1. İslamiyet Öncesi ve Klasik Dönem (Seyahatnameler)

. yüzyılda Seydi Ali Reis’in yazdığı “Mir’atü’l-Memâlik” (Memleketlerin Aynası) adlı eser, edebiyatımızdaki ilk gezi yazısı örneği kabul edilir.​ 17. yüzyılda Evliya Çelebi tarafından kaleme alınan “Seyahatname“, türün en büyük ve en önemli eseridir. 10 ciltten oluşur ve gerçekçi gözlemleri mübalağalı bir dille birleştirir.​Sefaretnameler ise Osmanlı elçilerinin gittikleri ülkeleri tanıttıkları raporlardır. En meşhuru Yirmisekiz Çelebi Mehmet’in “Fransa Sefaretnamesi“dir. (Not: Sefaretnameler, gezi yazısının bir alt türü sayılır.)

2. Tanzimat ve Servetifünun Dönemi

Batılı Anlamda İlk Gezi Yazısı, Ahmet Mithat Efendi’nin yazdığı “Avrupa’da Bir Cevelan” (1890) adlı eserdir.​Servetifünun Dönemi’nde ise Cenap Şahabettin, gezi yazısını edebi bir üslupla zirveye taşımıştır. “Hac Yolunda“, “Afak-ı Irak” ve “Avrupa Mektupları” türün en estetik örnekleridir.

3. Cumhuriyet Dönemi ve Sonrası

Cumhuriyet döneminde gezi yazısı türü teknik olarak kusursuzlaşmış ve dil sadeleşmiştir.​ Falih Rıfkı Atay, Cumhuriyet döneminin en önemli gezi yazarıdır. “Denizaşırı“, “Taymis Kıyıları“, “Bizim Akdeniz“, “Yolcu Defteri” gibi eserleri ders kitaplarının vazgeçilmezidir.​Reşat Nuri Güntekin‘in Anadolu Notları, Anadolu’yu bir müfettiş gözüyle ve edebi bir dille anlatan en güçlü eserdir.

Gezi Yazısı Türündeki Önemli Eserler

Seyahatname

Yazarı Evliya Çelebi‘dir.Türk edebiyatının bu türdeki en büyük ve en ünlü eseridir. 10 ciltten oluşur.​ Evliya Çelebi’nin gördüğü rüya üzerine “Şefaat” yerine “Seyahat” dilemesiyle başlayan; Osmanlı coğrafyasının tamamını, Avrupa ve Hicaz bölgelerini kapsayan devasa bir gezi külliyatıdır. Gözlemlerine hayal gücünü ve mübalağayı (abartı) katarak anlatır.

​Şehre girerken gördük ki kaleleri göklere baş çekmiş, çarşıları ise inci ve mercanla doludur. Halkı öyle misafirperverdir ki yabancıya canını verir…

Mir’atü’l-Memâlik (Memleketlerin Aynası)

Yazarı Seydi Ali Reis​’tir. Türk edebiyatında yazılan ilk gezi yazısı örneği kabul edilir.​Kanuni döneminde Hint Deniz Seferleri’ne çıkan kaptanın, donanmasını kaybettikten sonra Hindistan’dan İstanbul’a kara yoluyla dönüş macerasını ve bu yolda gördüğü ülkeleri, devlet büyüklerini anlatır.

​”Bağdat toprağına ayak bastığımızda, çöllerin susuzluğu ve yolun meşakkati geride kalmış, medeniyetin nuru yüzümüze vurmuştu.”

Avrupa’da Bir Cevelan

Yazarı Ahmet Mithat Efendi​’dir. Batılı anlamda yazılmış ilk büyük gezi kitabı örneğidir.​ Ahmet Mithat’ın 1889 yılında Stockholm’deki bir kongreye katılmak üzere çıktığı Avrupa seyahatini anlatır. Yazar, Avrupa’nın teknolojisini ve yaşamını “halkı eğitmek” amacıyla bir öğretmen edasıyla aktarır.

​”Avrupa’nın bu büyük şehirlerinde her şey bir nizam içindedir. Sokakların temizliği ve insanların vakarı bizlere pek çok şey öğretmektedir.”

Hac Yolunda

Yazarı Cenap Şahabettin​’dir. Servetifünun döneminin estetik diliyle yazılmış, gezi yazısını sanatsal bir boyuta taşıyan eserdir.​ Yazarın Cidde ve Hicaz yolculuğu sırasında tuttuğu notlardan oluşur. Klasik bir seyahatnameden ziyade, manzaraların şairane betimlemeleri ön plandadır.

​”Güneşin çöl kumları üzerindeki raksı, ruhumuzda hiç tanımadığımız bir sıcaklığın, bir gurbet hissinin uyanmasına vesile oluyordu.”

Denizaşırı

Yazarı Falih Rıfkı Atay​’dır. Modern Türk gezi yazıcılığının kurucusu sayılan yazarın Brezilya seyahatini anlattığı eseridir. Cumhuriyet insanının dünyayı tanıyan, laik ve modern bakış açısıyla kaleme alınmıştır. Atay, sadece dış görünüşü değil, ülkelerin siyasi ve sosyal yapılarını da analiz eder.

“Okyanusu aşmak, sadece suları değil; kafamızdaki eski dünyanın dar sınırlarını da aşmak demekti.”

Anadolu Notları

Yazarı Reşat Nuri Güntekin‘dir.​Yazarın müfettişlik göreviyle Anadolu’yu karış karış gezerken gördüğü insan manzaralarını anlatır.

“Kasabanın dar sokaklarında yürürken, her kapı önünde bir hikâye, her bakışta bir Anadolu gerçeği gizliydi.”

Mavi Yolculuk

Yazarı Azra Erhat​’tır. Türk edebiyatında “Mavi Hümanizma” anlayışının öncüsü olan eser, Ege ve Akdeniz kıyılarını sadece birer doğa harikası olarak değil, Anadolu uygarlıklarının beşiği olarak ele alır. “Mavi Yolculuk” terimini literatüre kazandıran temel kitaptır.​ Azra Erhat, Halikarnas Balıkçısı ve Sabahattin Eyüboğlu gibi isimlerle birlikte çıktığı deniz yolculuklarını anlatır. Eser; mitoloji, tarih ve arkeoloji ile harmanlanmış bir gezi günlüğüdür. Anadolu’nun antik geçmişi ile bugünkü balıkçı kasabalarını birleştirir.

“Mavi Yolculuk, sadece bir deniz gezintisi değildir; o, insanın kendi köklerine, Anadolu’nun binlerce yıllık derinliğine ve Ege’nin ışığına yaptığı içsel bir yolculuktur. Suya değen her kürek, aslında tarihin bir sayfasına dokunur.”

Yazar- Eser – Ayırt Edici Bilgiler Tablosu

YAZARESERAYIRT EDİCİ ÖZELLİKİÇERİK VE ÖNEMİ
Seydi Ali ReisMir’atü’l-Memâlikİlk Gezi Örneği, Kaptan-ı Derya, Deniz SeferiKanuni döneminde Hint Deniz Seferi dönüşü (Hindistan-İstanbul) karadan geçilen ülkelerin, sarayların ve hükümdarların anlatımıdır.
Evliya ÇelebiSeyahatname10 Cilt, Şefaat-Seyahat Rüyası, Mübalağa, Efsaneler17. yy Osmanlı dünyasının panormasıdır. Gerçekçi gözlemlerle halk inanışlarını, efsaneleri ve abartılı hikâyeleri (buz pateni yapanlar vb.) birleştirir.
28 Çelebi MehmetFransa SefaretnamesiSefaretname, Elçi Raporu, Batıya Açılan PencereIII. Ahmed döneminde Paris’e giden elçinin; opera, matbaa, bahçeler ve Avrupa sosyal hayatı üzerine tuttuğu, modernleşmenin ilk belgesi sayılan rapordur.
Ahmet Mithat EfendiAvrupa’da Bir CevelanBatılı Anlamda İlk, Halk İçin Sanat, Öğretmen Üslubu1889 Stockholm Kongresi’ne gidiş-dönüş yolculuğudur. Amacı Avrupa teknolojisini halka öğretmektir; teknik ve sosyal karşılaştırmalar içerir.
Cenap ŞahabettinHac YolundaServetifünun, Şiirsel Üslup, Öznel BetimlemeCidde, Mısır ve Hicaz gezisini anlatır. Nesnel bilgiden ziyade manzaraların ruhunda uyandırdığı estetik heyecana (Sembolist etki) odaklanır.
Ahmet HaşimFrankfurt Seyahatnamesiİzlenimci (Empresyonist), Hastalık Psikolojisi, FelsefiTedavi için gittiği Almanya’daki günlerini anlatır. Şehrin mimarisinden ziyade; yaşlılık, hastalık ve Batı insanının ruh hali üzerine derin analizler yapar.
Reşat Nuri GüntekinAnadolu NotlarıMüfettiş Gözü, Realizm, Kasaba Hayatı, Sade DilMEB müfettişi olarak gezdiği Anadolu’nun geride kalmışlığını, halkın sorunlarını, öğretmenleri ve bürokrasiyi en gerçekçi (Gözlemci) haliyle sunar.
Falih Rıfkı AtayDenizaşırı / Bizim AkdenizModern Gezi Yazısı, Cumhuriyet İdeolojisi, AnalitikBrezilya (Denizaşırı) ve Akdeniz kıyılarını anlatır. Sadece doğayı değil; ülkelerin rejimlerini, kalkınma hamlelerini ve sosyal yapılarını inceler.
Azra ErhatMavi YolculukHümanizm, Mitoloji, Anadolu Uygarlıkları, Mavi AnadoluEge kıyılarını Homeros ve antik tarih ışığında anlatır. Anadolu’nun sadece Türk değil, tüm kadim uygarlıkların mirasçısı olduğu tezini işler.
Fikret OtyamHa Bu DiyarRöportaj-Gezi Sentezi, Doğu Anadolu, Halk SorunlarıAnadolu insanının çilesini, susuzluğunu ve yoksulluğunu fotoğraflarla destekleyerek anlatan, toplumcu-gerçekçi bir yaklaşımdır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top