Şemsettin Sami, günümüz Yunanistan sınırları içerisinde kalan Yanya şehrinin Fraşer kasabasında doğdu. Eğitimini Yanya Zosimea Jimnazyumu‘nda aldı. Bir poligot olan Şemsettin Sami bu okulda modern bilimlerin yanı sıra Fransızca, İtalyanca, Yunanca ve Antik Yunanca öğrenirken ailesinin ayarladığı bir özel hocadan da Arapça ve Farsça dillerini öğrendi. Dillere olan bu becerisi ilerde kaleme alacağı dil bilim kitapları ve sözlüklerin de yolunu açtı.
Şemsettin Sami dil bilimci, gazeteci ve yazardır. Oğlu Ali Sami Yen ise Galatasar Spor Klubü’nün kurucusu ve ilk başkanıdır. Şemsettin Sami Yanya’da başladığı memuriyeti İstanbul’da devam ettirdi. 1871’de, 21 yaşında geldiği İstanbul’da Matbuat Kalemi’nde göreve başladı. Şemsettin Sami burada memuriyetten daha çok yazarlığı ve gazeteciliği önemsedi. Tanzimat Dönemi 1.Dönem sanatçısıdır. Cumartesi günlerinden korkan yazar tüm kardeşlerini cumartesi günü kaybetti. Kendisi de 1904 yılının Haziran 18’inde bir cumartesi günü hayatını kaybetti.
Arnavut ve Türk milliyetçisi olan Şemsettin Sami sadece Türkçe ve Türklük alanında çalışmakla kalmamış Arnavut milliyetçiliği üzerine de çalışmalar yapmıştır. Arnavutların Fraşeri sülalesinden gelen Şemsettin Sami, Arnavutluk’ta Sami Fraşeri olarak bilinir. Edebiyatımızın ilk Türkçe telif romanı olan Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat’ı yazan Şemsettin Sami’nin ölümünden sonra yazıları ve çalışmaları karısı tarafından yakılmış ve eskiciye verilmiştir.
Şemsettin Sami Eserleri
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
Tanzimat Dönemi‘nde yazılmış olup Türkçe ilk telif romandır. Eser yalnızca bir aşk hikayesi değil Tanzimat Dönemi toplum yapısı, kadınların toplumdaki yerini de konu alan bir eserdir. Şemsettin Sami bu eserde anne-baba zoruyla görücü usulü evlilikleri ve kadına toplumda değer verilmemesini anlatır. Başkahraman Talat devlet dairesinde çalışan bir memurdur. Annesi Saliha Hanım ile birlikte yaşamaktadır. İşe gelip giderken Hacı Mustafa’nın dükkanının üstünde camdan gözüken Hacı Mustafa’nın üvey kızı Fitnat’a aşık olur.Fitnat, üvey babasının vinde hapis hayatı yaşayan, dışarı çıkmasına bile izin verilmeyen bir kızıdr. Talat, Fitnat’la görüşebilmek için çarşaf giyip adını Ragıbe koyarak kadın kılığında Fitnat’ın evine gider. Gençler burada birbirine aşık olur.
Hacı Mustafa’nın niyeti ise Fitnat’ı zengin yaşlı bir adam olan Ali Bey ile evlendirmektir. Hacı Mustafa tarafından zorla evlendirilen Fitnat, düğün gecesi canına kıymak ister. Ali Bey durumu fark ederek Fitnat’ı durdurmak ister. Fitnat’ın boynundan düşen muska vasıtasıyla Ali Bey Fitnat’ın yıllar önce terk ettiği kızı olduğunu fark eder. Romanın sonunda Fitnat intihar eder, yaşlı Ali Bey vicdan azabıyla aklını yitirir. Talat ise sevdiği kadının vefat haberini alınca üzütünden yataklara düşer ve ölür. Eser genel olarak çocuklarınızı sevmedikleriyle evlendirirseniz çocuğunuz ölür teması etrafında şekillenmiştir. Eser teknik açıdan yetersix olsa Türk edebiyatında bir ilk olması açısından önemlidir.
Şemsettin Sami Tiyatroları
Besa Yahut Ahde Vefa:
Şemsettin Sami bu eserinde Arnavut köklerinden faydalanmıştır. Besa kavramını yani verilen sözün ne olursa olsun yapılması gerektiğine inanılan kan yeminidir.Verilen sözden dönmek toplumsal olarak soyutlanmak, toplumun gözünde ölmek anlamına gelir.Çoban Zübeyr’in Meruşe adında bir kızı ve ölen kardeşinden olma Recep adında bir yeğeni vardır. Meruşe ve Recep çocukluktan itibaren birlikte büyümüşler zamanla birbirlerine aşık olmuşlardır. Meruşe’yi seven başkaları da vardır.
Selfo ise Meruşe’yi seven lakin aşkına karşılık bulamayan kişidir. Selfo, Meruşe’yi kaçırır ve Zübeyr’i de öldürür. Saliha Hanım ise hem kaçırılan kızını bulmak hem de öldürülen kocasının intikamını almak üzere çıktığı yolda Fettah Ağa’ya rastlar. Fettah Ağa bunu yapanı cezalandıracağına dair besa(kan yemini) verir. Fettah Ağa suçu işleyenin kendi oğlu olduğundan habersizdir. Fettah Ağa, oğlu Selfo’yu vurur sonra bu acıya dayanamayarak intihar eder.
Gave Destanı:
Beş perdeden oluşan bir facia tarihidir. Eser halka zulmeden, zor ile başa geçen ve idaresini sağlayan diktatörlerin eninde sonunda tahtını, makamını koruyamayacağını anlatır. Olay örgüsü zulüm ve şiddet üzerine kuruludur. Dahhak, İran mitolojisinde geçen kötücül hükümdardır. Dahhak ise halkın gözünde kahraman olacak demircidir. Eser Kral Dahhak ile Demirci Gave üzerine kuruludur. Gave, Dahhak’ı demir dövdüğü çekiçle öldürür.
Seydi Yahya:
1875 yılında yayımlanan eser 5 perdeden oluşur. Endülüs tarihi konuludur. Eser klasisizm akımı tesirinde yazılmıştır.Endülüs Devleti’nin başkenti Gırnata kuşatma altındadır. Şehir halkının tek umudu ise güvenilirliği ve vatanseverliği ile meşhur olan Seydi Yahya’dır. Köle topal Zeyd, şehir halkı ve Seydi Yahya uyurken şehrin kapılarını İspanyollara açar, Seydi Yahya zindana atılır. Zindandaki azılı mahkumlardan biri olan Pedro, Seydi Yahya’nın kılığına girerek zindandan kaçar. Pedro, Seydi Kaptan kılığında düşmanla anlaşır ve halk tek umudu olan Seydi Kaptan’dan nefret etmeye başlar. Olaylar sonunda anlaşılır, halk Seydi Kaptan’ın hain olmadığını anlar.
Şemsettin Sami Dil Çalışmaları
Kamus-ı Türki
Eserin anlamı Türkçe Sözlük’tür. Eserde kelime sıraları Arap alfabesine göredir. 45.000 civarında sözcük içerir. Eserde halkın gündelik yaşamda kullandığı sözcüklere önem veren Şemsettin Sami, atasözü, deyim ve argo sözlere de yer vermiştir. Günlük hayatta kullanımı azalan Arapça ve Farsça sözcükleri almayan Sami dilde sadeleşme yolunda hareket etmiştir. Şemsettin Sami, bu eserinde Türkçenin bağımsız bir dil olduğunu savunmuş ve eserinde kanıtlamıştır.
Kamusü’l-Âlâm (Dünya Ansiklopedisi):
Türk edebiyatı ve kültür tarihinin ilk kapsamlı tarih, coğrafya ve meşhur kişiler ansiklopedisidir. 6 ciltten oluşur ve 4.800 sayfadır.Avrupa, Asya ve Amerika kıtalarındaki devletleri, önemli şahsiyetleri, nehirleri, dağları ve tarihi olayları anlatır.
Kamus-ı Fransevi:
Eser iki ayrı sözlükten oluşmaktadır: Fransızca- Türkçe ve Türkçe- Fransızca. Bu eser Türk sözlükçülük tarihinde modern bir devrim olarak kabul edilmektedir. Eserler içerisinde telaffuz rehberi, kelimelerin kökeni ve zengin örnekler yer almaktadır.



